Tüm gözlerin çevrildiği bu gelişmede, Sümeyye Yalçın, 11 Nisan (Hibya) – Avukat Mehmet Mert Sezgen, ayahuasca kullanımına ilişkin hukuki değerlendirmelerde bulunarak söz konusu maddenin “bitkisel” ya da “geleneksel”.
Sümeyye Yalçın, 11 Nisan (Hibya) – Avukat Mehmet Mert Sezgen, ayahuasca kullanımına ilişkin hukuki değerlendirmelerde bulunarak ilgili maddenin “bitkisel” ya da “geleneksel” olarak tanımlanmasının ceza hukuku açısından bir farklılık yaratmadığını vurguladı. Sezgen, ayahuascanın hukuken uyuşturucu kapsamında değerlendirildiğini altını çizdi.
Sezgen, “Ayahuasca gerçekten masum bir bitkisel karışım mı, yoksa hukuken uyuşturucu mu sayılır? Cevap net, hukuken uyuşturucu kapsamındadır” ifadelerini kullanarak değerlendirmesine harekete geçti. Bu tabloun temel nedeninin, ayahuascanın etkisini sağlayan DMT maddesinin 1971 tarihli uluslararası antlaşmaler kapsamında en ağır kategori olan Cetvel 1’de yer alması olduğunu elde etti.
Ceza hukukunun maddelerin isimlerinden ziyade, tesirlerine odaklandığını belirten Sezgen, “Mahkeme tek bir şeye bakar, içeriğinde yasaklı psikotrop madde var mı? Varsa, tartışma kapanır” söyledi. “Doğal”, “bitkisel” ya da “geleneksel” gibi ifadelerin hukuki sonucu değiştirmediğini ifade eden Sezgen, Türk Ceza Kanununun da bu noktada “tesir esaslı” bir sistem benimsediğini dile getirdi.
Avukat Mehmet Mert Sezgen, kanunda maddelerin tek tek sayılmadığını, aynı etkiyi doğuran yeni ya da farklı isimlerle sunulan maddelerin de doğrudan kapsam içine alındığını belirterek, ayahuascanın da bu oran olarakn Türk Ceza Kanunu 188. ve 191. madde kapsamında değerlendirildiğini dile getirdi.
Duyurusında, yalnızca kullanımın değil, söylemlerin de hukuki netice doğurabileceğine dikkati çeken Av. Sezgen, “Bir kişi yalnızca açıkladığu için ceza alabilir mi? İlk bakışta cevap ‘hayır’ gibi gelir. Ama problem bu kadar basit değildir” ifadelerini kullandı. Türk Ceza Kanunu 190. madde kapsamında uyuşturucuya özendirme suçunun düzenlendiğini hatırlatan Sezgen, bu suçun oluşması için maddenin kullanılması ya da bulundurulmasının gerekmediğini vurguladı.
Sezgen, “Sadece kamuya açık şekilde yaptığınız duyuru yeterlidir” diyerek, değerlendirmede asıl kriterin “kullandı mı?” sorusu değil, “kitlelere ne aktardı?” sorusu olduğunu ifade etti. Bilgilendirmeyle özendirme arasındaki sınırın her zaman net olmadığını vurgulayan Sezgen, bilhassa “şifa veriyor”, “farkındalık açıyor” ya da “herkesin deneyimlemesi gerekir” gibi ifadelerin tehlike taşıdığını dile getirdi.
Savcılık makamının bu tür söylemleri kamuoyuda kullanım eğilimi ortaya çıktırup oluşturmadığı açısından irdelediğini belirten Sezgen, “Cevap evetse, ifade özgürlüğü tartışması biter, ceza hukuku başlar” diyerek sözlerini tamamladı.
Kamuoyu, konuyla ilgili yeni açıklamaları bekliyor.
Afyon Haber Sitesi, Afyon Haber, Afyon son dakika ve Afyon Haberleri odaklı güncel içerikleri tarafsız, güvenilir ve hızlı bir şekilde okurlarına sunar. Afyonkarahisar’daki yerel gelişmeleri anbean takip ederek doğru bilgiyi okuyucusuyla buluşturur.