Görgün: Türkiye, savunma ve havacılıkta artık küresel bir oyuncudur
SSB Başkanı Görgün’ün konuşmasında satır başları şu şekilde:
“Bu yıl beşincisini gerçekleştirdiğimiz ‘Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı’ kapsamında sizlerle yeniden Antalya’mızda bir araya gelmekten memnuniyet duyuyor, hepinize hoş geldiniz diyorum.
Hamdolsun savunma ve havacılıkta artık küresel bir oyuncu haline geldik. Dolayısıyla bu konumumuzun sürdürülebilir olması için geliştireceğimiz stratejilerimizin de küresel ölçekte olması elzemdir. Bu nedenle her yıl ihracatçılarımızla Antalya’mızda bir araya geliyoruz. Böylece hem geçmiş yılın muhasebesini yapıyor hem de önümüzdeki süreçte karşılaşacağımız küresel trendleri ve bunlara yanıt vereceğimiz stratejileri birlikte şekillendiriyoruz.
Dünyanın dört bir yanında derinleşen savaşlar, vekalet çatışmaları ve hibrit tehditler, uluslararası güvenlik mimarisini her geçen gün daha karmaşık bir hale getirmektedir.
Türkiye, bu yeni düzlemde gelişmiş bir savunma sanayii altyapısıyla öne çıkan stratejik bir güç olarak konumlanmaktadır.
Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu ‘tam bağımsız savunma sanayii’ vizyonu ışığında yürüttüğümüz faaliyetlerle, ülkemiz yalnızca kendi güvenliğini sağlayan değil, aynı zamanda bölgesel istikrara ve dünya barışına hizmet eden küresel bir oyuncuya dönüşmüştür.
Bu dönüşüm, Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 savunma ihracatçısı arasına taşıma hedefimize sağlam adımlarla yaklaştırmaktadır.
2025 yılına baktığımızda, toplam 485 uluslararası faaliyet düzenlediğimizi ifade etmek istiyorum.
Bu kapsamda; 94 ülkeden yabancı heyetlerle 401 ikili görüşme, 17 savunma sanayii işbirliği toplantısı, 22 uluslararası fuara katılım, 17 çok uluslu faaliyet, 21 endüstri günü gerçekleştirdik. Ayrıca Sayın Cumhurbaşkanımızın 7 yurtdışı ziyaretinde kendilerine eşlik ettik.
2025 yılında sektörümüzün kıymetli firmalarının önemli imzaları oldu;
TUSAŞ tarafından geliştirilen jet eğitim uçağımız Hürjet’in İspanya’ya ve milli savaş uçağımız Kaan’ın Endonezya’ya ihracatları için sözleşme imzalanması, Baykar’ın İtalyan Leonardo firmasıyla yaptığı kapsamlı işbirliği anlaşması ve Piaggio firmasını satın alması, Kale Jet tarafından seyir füzelerimiz için geliştirilen turbojet motorun ilk ihracatını Brezilya’ya gerçekleştirmesi, BMC, Nurol Makina ve Otokar’ın dünyanın dört bir yanına yaptıkları zırhlı kara aracı satışları, STM tarafından Portekiz’e ihraç edilen ki Portekiz denizcilik faaliyetleri açısından çok önemli bir ülke ilk denizde ikmal ve lojistik destek gemisinin inşa faaliyetlerinin başlaması, TAİS tarafından Endonezya’ya fırkateyn ihracatı, ASFAT’ın Romanya’ya deniz platformu ihracatı ve Aselsan’ın elektronik harp sistemlerinin Polonya’ya ihracatına yönelik sözleşmelerin imzalanması, Arca ve Roketsan’ın Avrupa’nın artan savunma ihtiyacını karşılamak üzere büyük ölçekli satışlar gerçekleştirmeleri, bizleri gururlandıran gelişmeler oldu.
2025’te ayrıca, savunma sanayii alanında NATO ile ilişkilerimizi geliştirmeye yönelik pek çok adım attık.
Başkanlık olarak, NATO’nun ilgili faaliyetlerine, panellerine, çalışma gruplarına şahsım da dahil olmak üzere, her düzeyde aktif katılım sağladık.
Bunun bir sonucu olarak, NATO Genel Sekreteri Sayın Mark Rutte’nin, konuşmalarında Türk savunma sanayiinin gücünden övgüyle söz ettiğini özellikle ifade etmek isterim.
Haziran ayında Hollanda’nın Lahey kentinde gerçekleştirilen NATO Liderler Zirvesi’ne Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte katıldık ve zirve kapsamında düzenlenen Savunma Sanayii Forumu ve Kamu Forumu etkinliklerinde ülkemizi temsil ettik.
Yine 2025 yılı içerisinde; NATO ACT Müttefik Dönüşüm Komutanlığı’nın diamond faaliyetlerinden biri olan Multi Domain Operations Konferansı’nı, Innovation Continuum etkinliklerinden SPARK ve SHINE’ı, sektörümüzün NATO ile iş yapma potansiyelinin artırılmasına yönelik Türk Endüstri Günü’nü de gerçekleştirdik. Bu etkinlikleri ülkemize taşıyarak sektörümüzün kabiliyetlerini tanıttık.
2025 sadece Batıda değil, Doğu’da da savunma sanayiimizin yıldızının parladığı bir yıl oldu.
Örneğin; geçtiğimiz yılın son çeyreğinde, yıllar süren iç savaş ve yıkımın ardından yeniden istikrara kavuşan Suriye’nin savunma ve güvenlik ihtiyaçlarını karşılamak üzere, Başkanlığımız ile Suriye Savunma Bakanlığı arasında yapılan iş birliği doğrultusunda pek çok farklı ürünümüzün yer aldığı kapsamlı bir ihracat paketini hayata geçirmeyi başardık.
Geçtiğimiz yıl, Başkanlığımızın küresel düzeyde temsilinde de önemli adımlar attık. Dost ve müttefik ülkelerdeki etkinliğimizi artırmak amacıyla gerçekleştirdiğimiz Savunma Sanayii Müşaviri atamalarına yenilerini ekleyerek, iki arkadaşımızı Endonezya ve Malezya’da görevlendirdik.
Böylece, önceki yıllarda göreve başlayan Azerbaycan ve Pakistan’daki müşavirlerimizle birlikte, temsilci sayımız dörde yükseldi.

Hedefimiz, bu yıl içerisinde iş birliği açısından önemli gördüğümüz diğer ülkelere de görevlendirme yaparak müşavir sayımızı artırmak ve arkadaşlarımızın Başkanlığımızın uluslararası iş birliği ve ihracat faaliyetlerine yerinden katkı vermesini şirketlerimize destek olmasını sağlamaktır.
Ülkemizde ise IDEF 2025’i; 96 ülke ve uluslararası kuruluştan toplam 202 resmi delegasyonun yer aldığıküresel bir etkinlik olarak icra ettik. Bu sene ise SAHA Expo ve Efes tatbikatı kapsamında sektörümüzün uluslararası görünürlüğünü arttırmaya devam edeceğiz.
2025 yılında savunma ve havacılık sanayii ihracatımız 10,54 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Bu tutar, bir önceki yıla göre yüzde 48’lik bir artışa işaret etmektedir.
Bölgesel dağılımda; Avrupa’ya 4,3 milyar dolar, Orta Doğu’ya 1,6 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik.
En fazla ihracat yaptığımız ülkeler olarak Amerika Birleşik Devleti, Birleşik Krallık ve Slovakya öne çıkmıştır.
Türkiye’nin toplam mal ihracatındaki hacmi içerisindeki payımız; 2022’de yüzde 1,7 iken, 2025 itibarıyla yüzde 3,6 seviyesine yükselmiştir.
Geçtiğimiz yıl sektörümüzdeki 185 firma, 1 milyon doların üzerinde ihracat gerçekleştirme başarısını göstermiştir.
Bunun yanı sıra, ülkemizin gösterdiği atılımı uluslararası endeksler de teyit ediyor: Yayınlanmış verilere göre Türkiye, dünyada son 10 yılda bir önceki 10 yıla oranla ihracatını en çok artıran ülke olmuştur.
2025 yılında ilk defa, Başkanlık olarak sektörümüzün gerçekleştirdiği hizmet ihracatına ilişkin verileri de toplamaya başladık ve bu yıl mal ihracatına ilave olarak 184 milyon dolarlık hizmet ihracatı gerçekleştirdiğimizi belirledik.
Savunma ve havacılıkta ihracat ve ithalatımız arasındaki makas ihracat lehine büyük ölçüde açılmaktadır. Bu durum, hem dışa bağımlılığımızın azaldığını, hem de ülkemizin döviz ticaret dengesine olumlu katkı sunduğunu göstermektedir.
Diğer taraftan, geçen yıl 58 ilimiz savunma ve havacılık ihracatı yaparken; 1 milyon doların üzerinde ihracat yapan il sayısı 2024’te 21 iken 2025’te 26’ya yükselmiştir.
2025 yılında gerçekleşen ihracatımızın yanı sıra, sektörümüz bir önceki yıla göre yüzde 79 oranında artışla toplam 17,9 milyar dolarlık yeni sözleşme imzalamıştır.
Yeni sözleşmelerimizin bölgesel dağılımına baktığımızda; Asya-Pasifik, Avrupa ve Amerika bölgeleri öne çıkmıştır.
2025’te imzalanan yeni sözleşmelerin önümüzdeki yıllarda teslimat aşamasına geçmesiyle, gerçekleşecek ihracatımızın yeni rekorlara koşacağına hiç kuşkum olmadığını özellikle ifade etmek isterim.
2026 yılında da, uluslararası işbirliklerimizi geliştirmeye ve ihracatımızı arttırmaya yönelik faaliyetlerimize aynı hızla devam edeceğiz.
Temmuz ayında Ankara’da ev sahipliği yapacağımız NATO Liderler Zirvesi kapsamında düzenlenecek Savunma Sanayii Forumu’nu, Başkanlığımız koordinasyonunda gerçekleştirmek üzere hazırlıklarımızı yoğun şekilde sürdürüyoruz.
Yine NATO Edge Tatbikat ve Sergisi ile 2026 Münih Güvenlik Konferansı da bu sene katılım sağlayacağımız diğer çok uluslu etkinliklerden bazıları olacak.

Diğer taraftan, geçtiğimiz yıl mevzuat altyapısını ve kurumsal hazırlıklarını tamamladığımız Devletten Devlete Askerî Satış modelimizi 2026 yılında tüm unsurlarıyla hayata geçirmeye başlıyoruz.
Böylece yurtdışındaki müşterilerimize devlet-firma arası ticari sözleşmeden, devletten devlete satışa kadar geniş bir yelpazede farklı iş birliği modelleri sunabileceğiz.
Gerçekleştirdiğimiz bütün yurt dışı temaslar, geliştirdiğimiz uluslararası iş birlikleri ve bu gayretlerimizin sonunda ulaştığımız yüksek ihracat rakamları, aslında tek ve büyük bir amaca hizmet etmektedir: O da sektörümüzün sürdürülebilirliğidir.
Geçtiğimiz dönemde ulaştığımız ihracat başarısı için gönülden sevinmek elbette hakkımızdır. Ancak şunu da unutmayalım: Sektörümüzün sürdürülebilirliği için, önümüzdeki yıllarda bu performansı katlayarak devam ettirmek zorundayız.
Firmaların ihracat verimliliğini gösteren evrensel ölçütlerden biri, kişi başına düşen ortalama ihracat cirosudur. Sektörümüz için 2021 yılında kişi başına ortalama 45 bin dolar olarak gerçekleşen bu gösterge, 2025 yılında 100 bin dolar düzeyine ulaşmış durumdadır.
Küresel ölçekte ihracat başarısı bulunan yabancı şirketlerde ise bu rakam, kişi başına yaklaşık 300 bin dolar civarındadır. Bizim de verimli bir ihracat için, sektör ortalamasında 300 bin dolar seviyesini yakalamamız gerekiyor.
Geçtiğimiz yıl bazı firmalarımız küresel ortalamaların da üzerine çıkma başarısı gösterdi. Söz gelimi, mühimmat alanında faaliyet gösteren ARCA SAVUNMA firmamız, kişi başına ortalama 750 bin dolar ihracat gerçekleştirerek sektörümüzde en yüksek rakama ulaştı. Bu başarıları için kendilerini özellikle tebrik ediyorum.
Sürdürülebilirlik amacıyla ihracatımızı arttırmak için mutlaka değerlendirmemiz gereken bir diğer fırsat da, yurt dışındaki sivil sektörlere daha fazla satış yapmaktır.
Bugün küresel savunma sanayii firmalarının sivil alandaki satışlarının toplam cirolarına oranı, yüzde elliler civarındadır. Biz de sektör olarak, sahip olduğumuz teknolojileri sivil pazarlara da çözüm üretecek şekilde ürünleştirmeye daha fazla kafa yormalı, strateji oluşturmalı ve kaynak ayırmalıyız.
Yeni dönemde odaklanmamız gereken bir diğer konu ise sektörümüzün, sera gazı salımını tanımlayan SCOPE 1, 2 ve 3 düzenlemelerine uyumluluğunun sağlanmasıdır.
Bu uygulamanın kısa zamanda sektörümüz tarafından sahiplenilmesi, hem ülkemizde yeşilin ve çevrenin korunması, hem de uluslararası iş birliklerimizin geliştirilmesi açısından kritik önem taşıyor.
Konuşmamı sonlandırmadan önce, Savunma Sanayii Başkanlığı olarak sektörümüzden bazı beklentilerimizi özellikle sizlerle paylaşmak istiyorum:
Uluslararası pazarlama faaliyetlerinde sektörümüze verdiğimiz yakın destek, devletimizin firmalarımızın arkasında olduğunu göstermekte ve yabancı paydaşlar nezdinde güçlü bir teminat oluşturmaktadır.
Bu destekten daha etkin faydalanabilmek üzere, tüm yurtdışı iş geliştirme ve satış faaliyetlerinizde lütfen Başkanlığımızla, özellikle de bu konunun uzmanı olan Uluslararası İşbirliği Daire Başkanlığımızla sürekli iletişim ve dirsek teması halinde olun.
Yabancı karar vericilere erişiminizde, uluslararası faaliyetlere katılımınızda, yaşadığınız sorunların çözümünde size 7 gün 24 saat destek vermeye hazırız.
Özellikle, uluslararası iş geliştirme gibi pahalı bir alanda kısıtlı olanaklarla faaliyet gösteren KOBİ ölçeğindeki firmalarımızı yakından desteklemeye ve gerektiğinde pozitif ayrımcılık yapmaya devam edeceğiz.
Geçen yılki ihracatımızın yarısından fazlasını Avrupa ve Amerika’ya yaptığımızı ifade etmiştim. Bildiğiniz üzere 2025 yılında Lahey’deki NATO Liderler Zirvesi’nde, müttefik ülkelerin savunma ve güvenlik harcamalarını kademeli olarak millî gelirlerinin yüzde 5’ine çıkartmaları kararlaştırıldı.
Bu gelişme ile, önümüzdeki dönemde, NATO üyesi 32 ülkenin her yıl yaklaşık 50 milyar dolar ilave savunma harcaması yapacağı, büyük bir fırsat penceresi açıldı.
Bu nedenle, Avrupa ve Amerika’yı öncelikli pazar hedefleriniz arasına koymaktan çekinmeyin. Bunun da ötesinde, Avrupa Birliği fonlarından faydalanabilmek üzere, Avrupa’daki firmalarla ortaklıklar kurmanızı, hatta imkânlarınız dahilinde Avrupalı şirketleri satın almanızı özellikle öneriyorum.
Bunların dışında, önemli bir konuda dikkatinizi çekmek istiyorum: Önceki dönemlerde olduğu gibi, geçtiğimiz yılda da ne yazık ki bazı yurtdışı ihalelerde kendi firmalarımız arasında yıkıcı rekabet yaşandığına ve sonuçta asıl kazanan tarafın, firmalarımızı birbirine kırdıran alıcı ülke olduğuna tanıklık ettik.
Bu tür iş fırsatlarında sizden beklentimiz, ihaleye mümkünse bir ortaklık modeli ile birlikte girerek güçlerinizi birleştirmeniz. Böyle yapıcı ve adil ortaklıklar için Başkanlığımız eşgüdüm sağlamaya, hakemlik yapmaya hazırdır.
Bu vesileyle, savunma ve havacılık sanayiimizin gelişiminin her aşamasında bizlere liderlik eden, güçlü iradesi ve koşulsuz desteğiyle her zaman arkamızda olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı arz ediyorum.
Bugün konferansımıza katılımlarıyla bizleri onurlandıran Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’a, Ticaret Bakanımız Prof. Dr. Sayın Ömer Bolat’a ve Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek’e şükranlarımı sunuyorum.
Bu stratejik buluşmanın başarıyla hayata geçirilmesini sağlayan Uluslararası İş Birliği Daire Başkanlığımıza ve Savunma ve Havacılık Sanayii İhracatçıları Birliğimize teşekkür ediyorum.
Ve Savunma Sanayii Başkanı olarak, geçtiğimiz yıl gösterdiğimiz ihracat başarısının gerçek mimarı olan Türk savunma ve havacılık sektörünün tüm temsilcilerini yürekten kutluyorum. Hepinizle gururla duyuyorum.
Konferansımızın, ülkemize, paydaşlarımıza ve kardeş coğrafyalara hayırlı sonuçlar getirmesini temenni ediyor; hepinizi saygıyla selamlıyorum.”
Hibya Haber Ajansı
